Türk’e yakışır bir Türkçe bırakalım

Türk Ocakları Alanya Şubesi tarafından Türkçe’yi anlamak ve doğru kullanmak amacıyla

Türk Ocakları Alanya Şubesi tarafından Türkçe’yi anlamak ve doğru kullanmak amacıyla “Türkçe Vatandır” konulu, A. Yağmur Tunalı’nın konuşmacı olarak katıldığı konferans Alanya Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

Konferansa

Alanya Şubesi Yönetim Kurulu ve Gençlik Kolları’nın yanı sıra siyasi parti ilçe teşkilatları, sivil toplum temsilcileri ve akademisyenlerin katılımı ile gerçekleştirildi.

İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından, Türk Ocakları Alanya Şubesi Başkanı Hasan Peker, “Türkçe’nin milletimiz için önemini daha çarpıcı bir şekilde ifade edebilmek için sloganlaştırdık: “Türkçe Vatandır”. Ana dilimiz Türkçe, yeryüzünün en eski ve en geniş coğrafya parçasında konuşulan gelişmiş, zengin bir kültür, bilim ve sanat dilidir.

Bugünkü dillerin çoğu ortada yokken, hatta bugünkü bazı dillerin ataları sayılan diller bile ortada yokken Türkçe vardı. Türkçe en geniş coğrafya parçasında konuşuluyor diyoruz.

Çünkü bugün artık Türk dili sadece Anadolu’da ve Balkanlarda değil, sadece Türkistan’da ve Sibirya’da değil; çalışmak amacıyla Avrupa’ya, Amerika’ya, Avustralya’ya giden vatandaşlarımız sayesinde dünyanın dört bucağında konuşuluyor.

Kesin nüfus sayımı sonuçlarına dayanmasa da Türk dilinin çeşitli kollarını konuşan 200 milyonu aşkın insan bulunduğu sanılmaktadır. Yaklaşık 12 milyon km2’lik bir alanda, Türk dilinin birbirine uzak veya yakın lehçeleri konuşulmakta, yazı dili olarak kullanılmaktadır. Bunlar içerisinde Türkiye Türkçesi, güncel birtakım sorunlarına karşılık; kültür, sanat, edebiyat ve bilim dilidir” dedi.

TÜRKÇE’NİN KATLİNE SEYİRCİ KALINAMAZ

Şube Başkanı Peker: “Türkçenin kullanımıyla ilgili olarak yaşanan sorunların başında söyleyiş bozuklukları geliyor. Türkçe kökenli sözlerde söyleyiş bozukluğu fazla görülmüyor, ama yabancı kaynaklı alıntı sözlerde söyleyiş bozukluğuna sık rastlıyoruz.

Bu yanlışlardan kurtulmak için kullandığımız sözün doğru söyleyişini bilmemiz gerekir. Dilimizde karşılığı bulunan sözlerin Türkçe’sini kullanmak da bu yanlışlardan kurtulmamızı sağlar. Dilimizde karşılığı olmayan sözleri de kullanırken Türkçede kabul görmüş ve yaygınlaşmış şekilleriyle kullanmalıyız.

Günümüz Türkçesinin en önemli sorunu, yabancı dillerin, özellikle de İngilizcenin, Türkçeyi olumsuz olarak etkilemesi olarak dile getirilebilir. Ayrıca, yabancı dil öğrenme düşüncesi, zamanla yabancı dille öğretime dönüştü ve yaygınlaştı.

Çocuklarımıza yabancı dil öğretelim. Hatta çocuklarımız bir değil birkaç yabancı dil bilsinler. Bu gün bir çoğumuzun kullandığı sosyal medyada, adeta yeni bir Türkçe’nin ortaya çıktığını görüyoruz.

Bazı sesli harflerin atılması, Türkçe’mizde olmayan harflerin kullanılması, komik kısaltmalar, değişik simgeler ile duyguları ifade etmek gibi bir çok sorun dilimizi tehdit etmektedir.

Dilimizi olduğu kadar, diğer ulusal değerlerimizi de yaşatmak zorundayız. Bilim adamları yeni bin yılın daha ilk yüzyılı sona ermeden yeryüzündeki pek çok dilin yok olacağı öngörüsünde bulunuluyor.

Ürpertici bir öngörü. Bir dilin yok olması demek, bir kültürün, dahası bir ulusun yok olması demektir. Geçmişte bu durumun örnekleri vardır. Ancak, Türkçe için böyle bir tehlike söz konusu değildir.

Türk ulusu diline sahip çıktıktan sonra, karamsar olmamak gerekir. Bu bilinç uyandıktan sonra Türkçe’mizin geleceği konusunda endişeye yer yoktur. Üçüncü bin yılda Türkçe’mizi aydınlık günlerin beklediğine inanıyorum.

Ülkemizde Türkçe ile ilgili tek resmî kurum Türk Dil Kurumudur. İmlâ kılavuzları, sözlükler, dil bilgisi kitapları hazırlama görevi yasa ile Türk Dil Kurumuna verilmiştir.

Ancak, bu işi yapan bir kurum var diyerek herkesin bir kenara çekilmesi, Türkçenin katledilmesine seyirci kalması mümkün değildir.” şeklinde sözlerine devam etti.

EN KUTSAL VARLIĞIMIZDIR

Başkan Peker: “Türkçe hepimizin en kutsal varlığıdır. Türkçe bizim kimliğimizdir, adımızdır, soyadımızdır, türkümüzdür, şarkımızdır, sevgimizdir. Şairin dediği gibi Türkçe, ses bayrağımızdır. Bayrağımızı koruduğumuz gibi dilimizi de korumalıyız.

Biz bu dilimizi atalarımızdan miras aldığımız kadar, gelecek kuşaklardan da ödünç aldık. Ele ele verelim, dilimize sahip çıkalım. Gelecek kuşaklara Türk’e yakışır bir Türkçe bırakalım. Ne mutlu Türk’çe konuşana, ne mutlu Türk’üm diyene!” diyerek konuşmasını bitirdi.

Konferansa konuşmacı olarak katılan A.Yağmur Tunalı Türkçe’nin önemine vurgu yaparken sözlerine şu şekilde devam etti.
“Türkçe; Türk dilidir! Türk dünyasının ve insanının yaşadığı her yerde konuşulan dildir.

Dünyanın en geniş coğrafyasında mekân tutmuştur. Dil önce milletleşmeyi, sonra devletleşmeyi, sonrasında da konuşulmayı bekler. Türk dilinin konuşulduğu yer Türk vatanıdır.

Türk ve Türkçe sevgisine ilgi duyulanlardır. Diller elbette geçişgendir. Dil kültürdür. Kültür alışverişleri dil ile sağlanır. Dillerde kelime alışverişi daima olmaktadır. 

Türk milleti olarak dikkat edilmesi gereken yabancı dilden geçen kelimelerin Türkçe karşılığının kullanılması, Türkçe karşılığı yoksa Türkçeleştirilerek kullanımı dilin korunması ve geliştirilmesi açısından önemlidir.”

Konuşma esnasında sık sık salondaki gençlere seslenen Yağmur Tunalı,
“Yabancı dil öğrenim ve öğretimi farklı bir şeydir. Her Türk en azından bir veya daha fazla yabancı dil öğrenmelidir. Bu Türkçenin yanlış kullanılacağı anlamına gelmez. Hatta daha düzgün Türkçe kullanmayı gerektirir” dedi.

Programın sonunda Türk Ocakları Başkanı Hasan Peker, programa katılan A.Yağmur Tunalı’ya plaket takdim etti.